SON DAKİKA HABER     

( ŞİİR )

İKİ ŞEYTAN TÜREDİ:

Babacığım, sana şikâyetim var
Sen ölünce iki şeytan Türedi
İkisin de çağır ifadesin al
Sülalede iki şeytan Türedi

Söyle şunlara’ da yanına gelsin
Mirasçıyı çok rahatsız etmesin
Anama’da duyur oda öğrensin
Bizim kökte iki şeytan türedi

Biri takım taşın söker kaldırır
Birisi kavgacı hemen saldırır
İnsanın Başına Bela Aldırır
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Çekim karıştırmak, bunların işi
Bir ayak kazanmak hayali, düşü
Dünyaya tapmışlar bu iki kişi
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Yetimlerin Tarlasını Ektiler
İkisi bir olup takım söktüler
Ordan alıp başka yere diktiler
Bizim kökte takımcılar Türedi

Cumartesi gelir bahçe sulatmaz
Bu şeytanlar beni rahat bırakmaz
Bu davaya Muhtar aza bakamaz
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Biri yalan söyler biri destekler
Çekim kapanır mı ulan sinek’ler
Yakışır mı? Size koca İnek’ler
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Biri gitti mahkemeyle uğraştı
Çirkef’leri geldi bana bulaştı
Bunları görünce şeytanda kaçtı
Kökümüzde iki şeytan Türedi

Gece gündüz, açığımı ararlar
Bana sinsi- sinsi plan kurarlar
Sahtesi değildir gerçek şeytanlar
Bizim kökte iki şeytan türedi

Birisi çok şeytan, bulatır suyu
Şükür biri kayıp etti duyguyu
Bana rahat uyutmazlar uykuyu
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Şeytanlıkta bir birinden üstündür
Bacı Kardeş, senelerce küskündür
Bilenler biliyor sormayın kimdir?
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Bilemeyiz ne söyleyip ne yapsak
Bu dünya yalandır hey iki ahmak
Gözlerin doyursun bir avuç toprak
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Şikâyetlerimi bildirdim sana
Bu şeytanlar beni getirdi cana
Mirasını Zehir Ettiler Bana
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Âşık Ali’m durmaz şiir’ler yazar
Bu beyler şeytanın ezberin bozar
Bunlar orda burda kuyumu kazar
Bizim kökte iki şeytan Türedi

Âşık Ali Ataş

2 Kasım 2015 Pazartesi

Yaşanmış Gerçekler (11)

    Bölüm (11)
   PARAMIZI PEŞİN İSTERİZ
   İki usta Memiş İsmail ve Cuhla Ömer bir vatandaşın evin yapıyorlarmış. Öğleye kadar çalışırlar. Bakıyorlar duvar uçacak. İkisi bir duvara dayanırlar. Ev sahibi gelir. ‘’Niye
   Çalışmıyorsunuz’’ der. Ustalar ‘’Biz borca çalışmıyoruz. Yevmiyemizi peşin vereceksin. Yoksa duvarı geri yıkarız.’’ derler. ‘’Ev sahibi ev bitmeden para verilir mi? evimi bitirin, paranızı alın.’’ der. Duvar zaten yıkılacak. ‘’Para peşin değilse bizde duvarı yıkıyoruz.’’ deyip ikisi bir duvarın önünden kaçarlar. Yaptıkları duvarda kendiliğinden yıkılır.
------------------------------------------
   PENCEREYİ AÇARMISIN
   2004 Yılında bilgisayar aldım ama kullanmasını bilmiyorum. O zamanlar MSN çok meşhurdu. İlk defa Sivas’tan bir arkadaşımla çetleşiyoruz. Bana Ali pencereyi açar mısın deyince kalkıp odanın penceresini açtım. Aradan bir dakika geçti tekrar sordu açtım dedim.
   Arkadaşım sana kamerayı aç dedim deyince kameradan penceremi olur doğrudan kamerayı aç deseydiniz dedim. Ve kamerayı açtım. Arkadaşımla görüntülü olarak görüştük. O beni görüyor ben onu görüyorum. Dedim şu teknolojiye bak be. Bazen o anlar aklıma düşünce kendi kendime gülüyorum.
----------------------------------
  REZİLMİ OLAYIM
  Cerit’li esnaf Çoban Hacı’ya bir komşusu gelir ‘’Birine borcum var bana on lira ver yarın geri veririm.’’ deyince Hacı, ‘’Borçlu yarına kadar bekleyemiyor mu? Dur paraya sorayım. Ver derse vereyim.’’ der Hacı cebinden parayı çıkartır. ‘’Komşu seni istiyor veripde mi rezil olayım, vermeyim öylemi rezil olayım.’’ der. Hacı paraya sordum ‘’verme öyle rezil ol daha iyi dedi.’’ der. Çoban Hacı Kırıcı (2004) Yılında vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. 
---------------------------------------
   SARIKLI GÖRSEYDİN
   Aksu Mahallesinde ikamet etti merhum Mehmet Aygörmez lakabına daşo derlerdi. Bu insan Nasrettin hoca gibi biriydi. Bir gün bozlar köyüne çalışmaya giderken yolun kenarında bir gazete parçası bulur. Okuma yazması olmayan Daşo kâğıdı eline alır. Yolun kenarına oturur. Kâğıda bakarken başı sarıklı bir yolcu gelir. ‘’Amca elinizdeki ne?’’ der. ‘’Oğul şurada bir kâğıt parçası buldum, bakıyorum benimle konuşmuyor der.
   Yolcu, ‘’Gazete insanlarla konuşmaz der. ’’Gazeteyi Daşo’dan alır sesli sesli okumaya başlar. Daşo merak ederek dinler. ‘’Allah Allah benimle neden konuşmaz diye düşünür.” Yolcu oradan ayrılır. Daşo tekrar gazete parçasını eline alır bakar bakar ses yok ‘’Konuş sene (..diğim) şimdi bir başı sarıklı görsen dil verir söylerdin.’’ der. Daşo emmi (1965) yılında vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.
-----------------------------------
   SARHOŞTUM (1)
   Eskiden köy kahvelerinde içki içmek serbestti. ‘’Baktım herkes içiyor bari bende içeyim dedim.’’ Kış günü köyde üç dört metre kar var. Arkadaşım Paşa Kumrunun Kaynı Cerit’e gelmiş dediler gece düşe kalka Paşa gile gittim. Bir saat kadar oturup sohbet ettik kalktım. Eve geliyordum kar yolları kapatmış yanlışlıkla evin süyüğünün altına yürümüşüm, kafamı süyüğe vurdum.
   Oraya oturdum. Kendi kendime düşündüm “Acaba bana biri mi vurdu diye düşünürken” az sonra kafamı çarptığımı hatırladım.’’ Düşe kalka eve geliyordum evin önünde ayağım kaydı düştüm. Düştüğüm yere yatıp uyumuşum.
Uyandım ki sabah ezanı okunuyor. Üzerime otuz santim kar yağmış, ıslanmışım. Üzerimden karı atıp kalktım. Eve geldim. Elbisemi değiştirip yattım. İki gün uyanmadan uyudum.
-----------------------------
  SARHOŞTUM (2)
  Yine bir kış günüydü. Her taraf kar içinde. O gün bir arkadaşımda içtik. Gece saat on iki düşe kalka eve gidiyordum. Musalla taşının orda değirmenci padişah Mehmet ile karşılaştım. Dışarı çıkmış. Her tarafı bembeyaz un içinde yolun kenarına dikilmiş duruyor. Yanına geldim. ‘’Nedir bu hal?’’ dediğimde ‘’Bak bakalım ben kime dönmüşüm.’’ dedi. Sen Ermeni’ye, Hıristiyan’a, Yezide dönmüşsün dedim. Padişah gülüyordu, ‘’Yanlışın var iyi bak kime dönmüşüm.’’ deyince önceki dediklerimi tekrar ettim. Adam bu sefer kahkaha atarak güldü. ‘’Anladım ki yönün bana dönmüş. Aynı söylediğim sözlerimi bana iade ettiriyor.’’ Kaçtı değirmene girdi bende düşe kalka eve geldim.
--------------------------------
Devamı bölüm 12 de


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder